Web Trendleri

İncelemeler »

[26 Eyl 2011 | Yorum Yok | ]

Günden güne gelişen ve değişen dünya düzeni, beraberinde farklılıkları da getirmekte. Bu farklılıklar, özellikle iş dünyasında karşımıza çok sık çıkmakta. İş dünyası, globalleşme yolunda hızla ilerliyor. Artık farklı alanlarda hizmet veren firmaların büyük çoğunluğu kriterlerini ve alanlarını genişletmiş durumda. Bu durum dünyanın daha küçük hale gelmesini sağlıyor. Online işlemler de bu durumun daha fazla hızlanmasına ortam hazırlıyor. Özellikle de teknoloji ve iletişim dünyasında yaşanan gelişmeler, dünyanın küçülmesine büyük katkı sağlamakta.

İnsanlar, artık birbirleri ile daha rahat iletişim kurabilme olanağına sahipler. İş dünyasında yaşanan bir diğer önemli gelişme ise; profesyonel ve nitelikli elemanların iş sahasında daha ön planda olması olarak tanımlanabilir. Artık şirketler, nitelikli elemanların işe alınmasına daha fazla önem veriyor. Bu durumda elbette şirket kalitesi de yükseliş göstermekte.

İş dünyasında hızla gelişen ve yükselen firmalara Ciceksepeti.com ‘u da örnek verebiliriz. Son zamanlarda adından sıkça söz ettiren bu firma,internet üzerinden çiçek siparişi anlamında rakip tanımıyor. Yaklaşık yarım milyon insana hizmet sunan bu sıra dışı firma sayesinde uzaktaki sevdiklerinizi de mutlu etme şansına sahipsiniz. Emre Aydın Çiçek Sepeti CEOsu, şirketin gelişmesine büyük katkı sağlamakta. Farklı ve yaratıcı fikirleri sayesinde firmanın sınırlarını sürekli yükselten Emre Aydın, profesyonel personelleri sayesinde hızına hız katmakta. Özellikle son birkaç yıldır, bu firmanın internet dünyasında ve çiçekçilik sektöründe ciddi bir yükselişinden bahsedebiliriz. Büyümede asla sınır tanımayan bu firma, günden güne daha da gelişim göstermekte. Rakiplerine aynı zamanda iyi bir örnek teşkil eden Çiçek Sepeti , bu sayede içerisinde bulunduğu sektörün gelişimine de doğrudan yarar sağlamakta. Emre Aydın, bilgi ve birikiminin tamamını firmasının daha fazla gelişmesi için harcamakta. Bu durum firmanın hedeflerine ulaşmasına da bir hayli katkı sağlamakta.

İncelemeler »

[18 Eyl 2011 | Yorum Yok | ]

İnternetin geniş kitlelerin kullanımına açılması ile birlikte artık herkes burada kendi sesini duyurabilir hale geldi. Web 2.0 ile birlikte başlayan bu “sosyalleşme” akımı insanların teşhirci yanlarını ortaya çıkartadursun internet ilk kurulduğu günden beri sadece ama sadece işe yarar paylaşım yapanların takdir topladığı bir ortam olmayı sürdürüyor.

Eskiden Bab-ı Ali’de ellerinde dosyalar ile kapı kapı dolaşan yazarlar kendi seslerini dünyaya haykırma fırsatından yoksundu oysa ki artık bir blog kurarak istediğiniz her konuda istediğiniz her şeyi diğer insanlar ile paylaşabilir ve böylece siz de Dünya’nın dönüş hızını değiştirebilirsiniz.

Bloggerlar, “Hadi blog kuralım…” gazıyla site açsalar da genellikle yazacak pek bir konuları olmadığı için “Aman da bugün çok sıkkınım sevgili günlük zaten Tuğçe ile de tartıştık, SMS paketim bitti, başparmağımı da alçıya aldılar. Bilmem anlatabiliyor muyum sana sevgili blog, zaten takipçim de yok, siteye bir sayaç koydum ama o da bozuk galiba her gün 3 kişi falan giriyor olamaz benim siteme, hayır o da değil Bounce Rate de %100. Kesin bozuk…” gibi hiç kimseyi ilgilendirmeyecek sadece yazanın içindeki sıkıntıyı kusmak için kaleme aldığı saçma sapan içerikler ile doluyken bazı bloglar da hakikaten işlerinin hakkını vermek için adeta kendilerini parçalıyorlar.

Bir kişisel blog nasıl olmalı?” konulu derste projektöre yansıtılması şart olan sitelerden biri de Burakveelif.com Önce sahibinin adının Burak olduğunu ve sevgilisine bu siteyi yaptığını düşünüyorsunuz ama sitenin içine düşünce bu isimlerin aslında Blogun sahibi olan Erol beyin çocuklarının adları olduğunu öğreniyorsunuz.

Yazabilmek için önce “bilmek” gerekiyor. Bilmek için de, çok üzgünüm ama, önce okumak gerekiyor. Hem kitapları hem de hayatı en iyi şekilde okumuş, okumakla da kalmayıp özetini çıkartıp A4 kağıda yazmış, üstüne bunları şeffaf dosyaya düzenli bir şekilde istiflemiş bir adamın yazdıklarını okurken sitede ne kadar çok vakit geçirdiğinize gerçekten şaşırıyorsunuz.

Daha çok kendi mesleği olan uçak tekniği üzerine oporjinal yazıların süslediği sitede birçok değişik ilgi alanına hitap eden ve özenle hazırlandığını ilk bakışta bile belli eden bir çok yazı bulunuyor.

Bu kadar başarılı yazıları bir de, öyle her blogger gibi “Wordpress’ten şaşmayacaksın abi…” demek yerine zor yolu seçerek kontrol paneli uzay mekiği kumanda odası gibi karışık olan Joomla ile yayınlamış olması da takdire şayan başka bir hareket.

Eğer hayat hakkında yepyeni şeyler öğrenmek istiyorsanız, hadi tamam onu öğrenmek için hevesli olmadığınızı biliyorum, “Bir blog nasıl olmalı?” sorusuna canlı bir cevap görmek istiyorsanız hemen http://www.burakveelif.com adresini ziyaret etmeli ve kişisel blog yazarken ne yapmanız gerektiğini ilk elden öğrenebilirsiniz.

Haberler »

[1 Tem 2011 | Yorum Yok | ]

Seohocasi.com’un da aralarında bulunduğu webtures web girişimleri bünyesinde yer alan Fuub.net webmaster forumu, geçtiğimiz günlerde wmdestek.com forumunu satın alarak birleşti ve sektördeki gücünü daha da arttırdı.

İlerleyen zamanlarda fuub.net için çeşitli yatırımlar ve ilave uygulamalar yapmayı planlayan webtures kurucusu Kaan Gülten, webmaster dünyasında öncü bir grup olmayı hedeflediklerini belirtti.

Fuub.net’in wmdestek.com ile birleşmesinden sonra üyelerin fuub.net çatısı altında toplanmasıyla daha büyük paylaşımları hedefledikleri görülüyor.

Önümüzdeki günlerde yapacağı yeni girişim ve projelerini yakından takip ettiğim webtures web girişimleri şu dönemlerde daha çok webmaster dünyasına yönelik projeleriyle gündeme gelmekte hatta bu gelişmelerden birisi olan seoaraci.com ile de kısa sürede büyük ilgi toplamayı başardı.

Röportajlar »

[27 Ara 2010 | 12 Yorum | ]

Sosyal medyanın en tanınmış simalarından biri olan Aynebilim ile derinlemesine bir sohbet gerçekleştirdik. İlk başta röportaja pek sıcak bakmasa da ısrarlarımıza dayanamayarak bize sosyal medya üzerindeki markalaşma serüvenini tüm detayları ile anlattı.

Öncelikle “Aynebilim” nicki nereden geliyor?
Ben ilk twitter’a üye oldum..ali yazıyorum olmuyor veli yazıyorum olmuyor..elma yazıyorum yok, armut yazıyorum dolu bunaldım artık..aynebilim neyse ney yaaa modunda bir “aynebilim” yazdım hala devam ediyor..

Aynebilim sosyal medyayı nasıl keşfetti?

Öncelikle lütfen bana ayn de..daha samimi. Ben yıllarca interneti sadece mail trafiğim için kullandın. Hiç bir sosyal mecrada üyeliğim, bi arkadaşa bakıp çıkacaktımcılığım olmadı. Uslu uslu mailimi attım mailimi aldım. Taa ki 1.5 sene önce inadımı kırıp bi arkadaşa bakmak için facebook’u açana kadar:) Israrla reddettiğim yaaa ilkokul arkadaşımı bulup ne konuşacam sümüklünün tekiydi işte diye direttiğim facebook hesabımı yine anonim bir isimle açtım (eski sevgilim bulmasın diye..ha işe yaradı mı o ayrı bi konu tabi) Ama oraya sadece gerçek hayatta sürekli görüştüğüm çekirdek insanları ekledim. 40 kişilik bir fb sayfasında ben yine duvarımı ff gibi kullanıyor, altında uzun uzun geyikler yapıyorduk. Bi gün arkadaşım duvarıma “sevil artık duvara bişe yazmasın..gitsin ıssız bir adaya yerleşsin diyen 1milyon kişi bulurum” yazınca dönen geyikte biri öyle bir yer var zaten “twitter” deyince twitter’ı bulmuş oldum..oraya düşen linkleri takip edince de kendimi birden friendfeed camiasında buldum. Devamını oku »

Haberler »

[17 Ara 2010 | Yorum Yok | ]

Twitter'ın Değeri 3.7 milyar dolar!

Popüler sosyal paylaşım sitesi Twitter 200 milyon dolar daha finansman desteği aldığını açıkladı. Bu gelişmeyle micro-blogging (mikro günlük) sitesinin değeri 3.7 miyar dolara çıkmış oldu.

All The Thing Digital’ın verdiği rakamlara göre sitenin bugüne kadar ki finansmanının 360 milyon dolar olduğu düşünülürse bu yeni desteğin Twitter’da şirket olarak ciddi bir değişiklik yapacağı aşikar.

Twitter finansmanla ilgili konularda hep ağzı sıkı olmuş ve hiçbir zaman rakamsal açıklamalarda bulunmamıştı ama bugün şirket blogunda firma CEO’su Dick Costolo “Neden Twitter’ın yatırıma, fianasman desteğine ihtiyacı” var olduğu yönünde açıklamalar yaptı.
Popüler sosyal paylaşım servisi geçen sene üye sayısını 100 milyondan fazla arttırdı ve kullanıcılar ortalama 25 milyar  tweet gönderdi. Böylesine bir büyüme beklemeyen şirket bir anlamda gafil avlandı ve kullanım yoğunluğundan site trafiği yetersiz kaldı ve pek çok defa büyük sorunlarla karşılaşıldı. Şirket çalışanlarının sayısı kullanımla doğru orantılı olarak 350 kişiye yükseldi.

Son gelen finansman desteğiyle beraber twitter’ın yönetim kuruluna da yeni katılımlar oldu; Flipboard’dan Mike McCue ve DoubleClick’ten David Rosenblatt.

Elbette bu son gelen finansman ile Twitter üzerindeki karlılık baskısı da artmış oldu. Her ne kadar şu andaki değeri milyar dolarlarla ifade edilse de esas nokta bu ne kadar devam ettirebileceği. yüksek kâr hedeflerini tutturmak ve süreklilik sağlamak için firmanın  başlattığı reklam geliri odaklı Promoted Trends uygulamasının buna ne kadar katkı sağlayacağı merakla bekleniyor.

Firmadan sızdırılan finansal belgelerde 2010 için 150 milyon dolar, 2013 için ise 1.54 milyar dolar kâr öngörülüyor. Bakalım Twitter bu kâr hedeflerini tutturabilecek mi?

HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ