İngiltere’de uluslararası çocuk pornosu şebekesinin başındaki Ian Green tutuklandı. Green’in sosyal paylaşım sitesi Facebook’tan 100 bin çocuk pornosu fotoğrafı paylaştığı ortaya çıktı.
Green, 1 Ocak 2008 ve 10 Mayıs 2010 tarihleri arasında korkunç fotoğrafları dağıtmak, oluşturmak ve bulundurmakla ilgili 24 suçlamayı kabul etti.
45 yaşındaki Green’in bu fotoğrafları ve videoları dağıtmak için 11 ayrı Facebook hesabı kullandığı ortaya çıktı. Green’in fotoğrafları MSN ve e-posta aracılığıyla paylaştığı da belirlendi.
Fotoğrafların Avustralya’daki bir hesaptan İngiltere’deki bir Facebook kullanıcısına gönderildiğinin tespit edilmesi üzerine uluslararası bir soruşturma başlatılmıştı. Polis, bu şebekenin içine sızdı ve Green’e ulaştı. Green’in temas kurduğu diğer kullanıcıların Green’in ‘güvenini’ kendilerine ait fotoğrafları göndererek kazandığı kaydedildi. Polis bu kullanıcıların da izini sürerken, Green’in evine yapılan baskın da ‘muazzam miktarda veri’ ele geçirildi. ABD, Kanada, Almanya, İsviçre ve Güney Afrika’da da bağlantılı operasyonlar gerçekleştirildi.
Daha önce bir yıl hapis cezasına çarptırılmış olan ve zaten cinsel suçlardan sabıkası bulunan Green’e sadece dört yıl hapis cezası verilmesi ise tepki çekti.
Facebook, çocukları korumak, polisi harekete geçirmek ve sitede çocuk pornosunu engellemek için sayfalara ‘panik düğmesi’ eklenmesini reddetmişti.
Son dönemde online alışveriş sitesi Markafoni’deki marka çeşidinin arttığını fark edip kurucu ortak Sina Afra ile konuştum. Afra, indirim döneminde elinde tek tük ürün kalan markaların stok maliyetini düşürmek için artık online mağazacılığa daha çok ilgi gösterdiğini söyledi.
Markafoni’de her gün 10-12 değişikmarkanın 2 günlük online butiği açılıyor, iki yıldır 2 binin üzerinde kampanya düzenlenmiş. Şirket 2010 sonunda yeni lojistikmerkezine geçtiğinde ürün gönderimleri de hızlanacakmış. Sinan Afra günlük gönderim kapasitesinin 20 binin üzerine çıkmasını hedefliyor.
İç giyim markası Victoria Secret’ı bir dönem Türk tüketicisiyle buluşturan Markafoni, bayram sonrası yurtdışından yine Türkiye’de satışı olmayan iki markayı kampanyaları arasına dahil edecek.
Esen Evran / HT Ekonomi
Diyanet uyarıyor: “Aşırı internet zihni geriletir. Bilgisayar oyunu, organları fuzuli işgaldir. Fazla kullanan tedavi olsun.” ABD’li uzman Nicholas Carr uyarıyor: “Google insanı salak yapar, beynin yapısını değiştirir.”
Nereden biliyorsunuz? Yani ben de “İnternet kabız yapar” diye bir iddiada bulunabilirim rahatlıkla. Tarih boyunca zihni melekeyi ilgilendiren yeni teknolojiler hep zararlı bulunmuştur. Mesela Sokrat’a göre yazı yazmak hafızaya zarardı. Sonra okul, gazete, radyo ve televizyon… Bugün bunlardan şikayetçi olan varsa çıksın ortaya.
İsviçreli ünlü botanikçi ve zoolog Conrad Gessner, modern dünyanın aşırı bilgi yüklemesi yüzünden zihnin dumura uğramasından şikayetçiydi. “Bu kadar bilgi kafa karıştırıyor” diyordu.
Bugün dijital ortamın risklerine ilişkin pompalanan uyarılarla birebir örtüşüyordu şikayetleri.
Aslında Gessner hayatta e-mail filan atmamıştı. Bilgisayar denen aletten de haberi yoktu. Çünkü internete girmek için daha 4 yüzyıl beklemesi gerekiyordu. 1565 yılında öldüğünde, bilgisayar henüz icat edilmemişti.
Tabii burada Gessner’in hafiften mazohist olduğunu belirtmek gerek. Dağlarda çiçek böcek kovalamakla yetineceği yerde, evrensel kitap endeksi hazırlamaya kalkışmıştı. 16. yüzyıla kadar yaşamış ne kadar yazar varsa topunu, eserlerinin adlarıyla birlikte “Bibliotheca universalis” adlı endekste toplamıştı. Latince, Yunanca ve İbranice şeklinde. Endeks yararlı olmasına yararlıydı ama, o uzun çalışma Gessner’in asabını bozmuştu. Yazılmış onca satırı, zihin bulandırıcı fuzuli malumat olarak görmeye başlamıştı.
Yeni buluş ve teknolojilerin getirdiği fazla bilgiye karşı duyulan korku, bilginin kendisi kadar eskidir. İnsan beyni pek de matah bir organ değilmiş gibi, sürekli süngere dönmesinden endişe edilir nedense.
Şimdi fennin son icadı internet ya, kendini nörolog, sosyal psikolog zanneden bir takım “uzmanlar” hemen her gün bir uyarı yumurtluyor. Medya da yayınlıyor. Absürd uyarılar var. Mesela CNN, “E-mail, IQ’ya esrardan daha zararlı” haberi verebiliyor. Daily Mail, “Facebook kullanıcısı olmak, kanser riskini artırıyor” diye yazıyor. “Twitter ve Facebook, ahlaki değerleri yok ediyor. Facebook gençliği çevresiyle ilişki kuramıyor. İnternet dikkat bozukluğuna yol açıyor” şeklinde uzayıp gidiyor uyarılar.
İnternet yüzünden uzun soluklu yazılara odaklanma sıkıntısı çekildiği söyleniyor. Eh, bu çağda okumalar da böyle, ne yapalım.
“Karşıt unsurlar, bürokrat ve gazetecileri istihbarat için kullanabilirler”
Milli İstihbarat Teşkilatı, kamu kurum ve kuruluşlarına bir bilgi notu göndererek, kullanıcıları Twitter’ın avantajları ve olası tehlikeler konusunda uyarıp, önlem alınması için tavsiyelerde bulundu. MİT, personeline “Dikkatli olun” uyarısı da yaptı
MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT), popüler paylaşımağı Twitter konusunda önemli bir güvenlik uyarısında bulundu. Başbakanlık genelgesiyle kamu kurum ve kuruluşlarınaMİT’ten bir Twitter bilgi notu gönderildi: Habertürk’ün ele geçirdiği gizli genelgede, Twitter’ın, “İstihbarata Karşı Koyma” açısından yaratabileceği olumsuzluklar ile kişilere ve kurumlara ait önemli bilgilerin ele geçirilmesi ve kamuoyu oluşturulması konularında neden olabileceği risklerden söz ediliyor ve şu uyarılar yer alıyor:
MANİPLE ETME GÜCÜNE DİKKAT: Twitter’ın, bir güncel olayın yaşandığı andaki ifade ve görüşlere anlık hızlı paylaşıma dayalı avantajı ile, kamuoyu oluşturma vemaniple etme gücü yadsınamayacak boyutlara ulaşmıştır.
DEVLETİN MANEVRALARI ORTAYA ÇIKAR: “Twitter’a üye olanmedya mensupları ile bürokratların anlık paylaşımlarından bir konuya ilişkin kamuoyunun gündemi,medyanın tutumu, liderlerin düşünce ve davranış biçimleri hakkında yüksek değerde bilgi elde edinilebilmesi sayesinde, ulusal ve uluslararası bir krizi yönetmek isteyecek karşı unsurların, kriz esnasında her daimbir adımönde olmalarını sağlayabilir” uyarısıylaMİT, devletinmanevralarının ortaya çıkabileceği uyarısını yaptı.
KAMUOYUNU ETKİLER: Bu tür sosyal paylaşımağlarını ellerinde tutanlar, site takipçilerinin bazı konulara ulaşımını kendilerinin belirleyeceği sürelerde geciktirebilir; kamuoyunu kendi lehlerinde yönlendirmede daha avantajlı bir konuma gelebilirler.
PERSONEL DİKKATLİ OLSUN: Sosyal paylaşımağlarına üye olma, görüş ve düşünce belirtme hususlarında yukarıda anılan konuların biriminiz ve personeliniz tarafından göz önünde bulundurulması yerinde olabilir.
HABERTÜRK / Bülent AYDEMİR
Google’ın CEO’su Eric Schmidt, gençlerin sanal ortamdaki geçmişlerinden kaçmak için ileride isimlerini değiştirmek zorunda kalacaklarını söyledi.
İnternetin en popüler arama motoru Google’ın CEO’su Eric Schmidt, özel hayatın mahremiyeti ilkesinin internet ortamında korunmasına yönelik kaygılarını dile getirdi.
Amerikan Wall Street Journal Gazetesi’ne konuşan Schmidt, özellikle gençlerin sanal ortamdaki geçmişlerinden kaçmak için ileride isimlerini değiştirmek zorunda kalacaklarını söyledi.
Schmidt, gençlerin internete bıraktıkları kişisel bilgileri tamamen silebilmek için tek yolun bu olduğunu açıkladı.
| Bu bir Rahmi Vidinlioğlu marifetidir. WP üzerinde Arthemia teması kullanılarak hazırlanmıştır. |