Araç alım – satımına aracılık eden galerilerin ve kendi aracını elden çıkartmak ya da aracısız bir şekilde 2. el araç satın almak isteyen bireysel kullanıcıların interneti etkin bir şekilde kullanmasına olanak tanıyan tasit.com daha ilk bakışta bile yakın gelecekte adından çok söz ettireceğini belli ediyor.
İnternette satış yapmak zor bir iştir ama bir satışa aracılık etmek hiç şüphesiz daha da zordur. Kendisini sadece aracı olarak konumlandıran siteler özünü bilmedikleri sektörlere girdiklerinde daha en baştan başarısızlığa mahkum oluyorlar. tasit.com‘un kurucularından olan Birol Kabakoğlu ise daha öncesinde Almanya’da oto galerisi işletmiş bir insan ve tasit.com projesi de çok büyük olasılıkla bu dönemde elindeki araçları tanıtırken yaşadığı sıkıntılara çözüm düşünürken oluşmuştur.

Çoğu insan internette iş yapmanın “10 USD” ödeyerek alınan bir domain ile gerçekleştirilebileceği yanılgısını taşımayı sürdürüyor. Ne yazık ki işler hiç dışarıdan gözüktüğü kadar kolay değil. Başarılı internet projelerini incelediğimizde işin mutfağında hep bulundukları sektörü iyi tanıyan, sağlam vizyon sahibi girişimcileri görüyoruz. Devamını oku »
Çok garip bir ülkede yaşıyoruz. Alkol üretimi, satışı ve kullanımı serbest olmasına rağmen alkollü içkilerin reklam faaliyetleri yoğun bir kontrol altında tutuluyor. Geleneksel medyayı etkin kullanamayan alkollü içecek üreticileri de hızla tanıtım faaliyetlerini dijital mecralara yönlendiriyorlar.
Binboa da marka bilinirliliğinin arttırılması ve müşteri sadakati yaratmak amacıyla Yeni Yıl Gelmeden Kendine Gel adı altında bir kampanya projesine imza atmış. Daha önce ülkemizde bu alanda çok başarılı örneğe rastlamak mümkün olmamıştı. İnsanları siteye çekmek için WOMM tekniğine başvuran Binboa, en iyi tanıtımın birbirini tanıyan insanların yapacağı öneri olduğundan yola çıkarak tüm stratejisini bunun üzerine kurmuş.
Yeni yıl gelmeden önce kullanıcılar önceden hazırlanmış eğlenceli mesajlardan birini seçerek arkadaşlarına göndererek onların kendilerine gelmesini sağlayabiliyor. İncelediğim kadarıyla mesajlar oldukça esprili hazırlanmış. İnsanlar arkadaşlarına göndermek için can atacaklardır. Belki de hep arkadaşlarımıza söylemek isteyip de söyleyemediğimiz mesajlar içerdikleri için bu yeni yıl mesajlarının fazlasıyla ilgi göreceğinden eminim. Devamını oku »
Günlük 2 milyonu bulan tekil ziyaretçi sayısı ile Türkiye’nin en çok ziyaret edilen portalı olma özelliğini taşıyan Hürriyet, internetteki ataklarını son hızla sürdürüyor. Daha önce basın ile alakalı ve seri ilan ile kombine kullandıkları Hürriyet Emlak ve Hürriyet Oto sitelerindeki başarılı çalışmalarını şimdi gazetecilikten uzak, tamamen dijital medyaya yönelik bir portal olan Hürriyet Kıyasla ile sürdürmeyi amaçlıyor.
Bu kadar yoğun kullanılan bir haber portalına sahip olmanın avantajlarını en iyi şekilde değerlendiren Hürriyet kamuoyu araştırmalarını hızlı ve etkin bir şekilde gerçekleştirerek başarılı stratejik konumlandırmalara da imza atabiliyor. İşte Hürriyet Kıyasla da bu şekilde elde edilen bir sonuçtan yola çıkılarak hazırlanmış. Daha önce Türkiye pazarına hizmet sunan kıyaslama siteleri oluşturulmuş olsa da etkin bir şekilde kullanılamadılar. Devamını oku »
Türk insanı sosyalleşmeyi sever, buna şüphe yok. Facebook’un çok kısa süre içerisinde inanılmaz bir çıkış yakalayarak bu ülkede adeta bir saplantı haline gelmesinin altında yatan en önemli sebep elbette sosyalleşmeye duyduğumuz önü alınamaz ihtiyaçtı. Peki, bu sosyalleşmeyi efektif bir şekilde kullanmayı başarabildik mi? İçine girdiğimiz sosyal ağ bize gerçekten ne sağladı? Eski okul arkadaşlarımızı bulmanın bize hiç ama hiç faydası olmadığını görmekte gecikmedik. Herkes değişmişti… Yeni insanlar tanıma çabasına girdiysek de ne saçma sapan testlerden kurtulabildik ne de hiç kimseye faydası bulunmayan gereksiz gruplara üye olmanın bize bir faydası oldu. Facebook, bizi sosyalleştirdiğini iddia ederken, aslında içimize kapandık, sessizleştik ve açıkçası çok ama çok sıkıldık.
FriendFeed bu sıkıntımıza bir süre derman oldu. Çünkü burada sadece zaten fazlasıyla sıkıldığımız ve paylaşabileceğimiz çoğu noktayı çoktan tükettiğimiz insanlar ile değil, yepyeni, hiç tanımadığımız insanlar ile sohbet etme imkanına kavuştuk. Bu, Facebook’un kapalı devre sisteminden çıkan herkes için akvaryumdan denize atlama durumu oluşturdu. Güzel paylaşımlar bizi FriendFeed’e kısa zamanda bağladı ve samimi arkaşaşlıklar kurduk. Facebook elbette çıkışı erken görerek FriendFeed’i satın aldı. Belki de kendisine rakip yaratmak istemiyordu. Gelgelelim FriendFeed de çok geçmeden rotadan çıktı. Kavgalar, gürültüler son hızla her yeri ele geçirdi ve siz ne kadar kaçmak isteseniz de aniden kendinizi içinde buluverdiğiniz düşük seviyeli bir sohbet ortamına dönüştü.
Aslında Sosyal Ağların en önemli problemi denetimsizlikti. Bu denetimsizliğin en önemli sonucu anonim kimlikler ardına saklanan kullanıcıların ortamı germesi ve huzuru kaçırması olarak karşımıza çıktı. Bunlar, yüzlerini bandanalar arkasına saklayıp sokakları birbirine katan provakatörlerden farksız şekilde Sosyal Ağların adeta canına okudular. Zaten Web 2.0′ın ana felsefesi gereği “user generated content’e şikayet gelmediği sürece müdahale edilmemesi de anonim kimliğin rahatlığı ile birleşince işler iyice kontrolden çıktı.
Bu noktada “Bir Sosyal Ağdan ne bekliyoruz?” sorusu ile karşı karşıya kalıyoruz. Yeni insanlar ile tanışmak, ortak ilgi alanlarımızdaki insanlar ile paylaşımda bulunmak ve hayatımıza artı değer katmak bir Sosyal Ağın öncelikli amaçları olarak bize tanıtılsa da şu an popüler olarak kullanılan servisler ne yazık ki bize bunları sunmaktan aciz durumdalar. Birçok insan bu ağları ya dating sitesi olarak ya da gerçek hayatta dışa vuramadığı ezilmişliklerinin hıncını almak için diğer kullanıcılara saldırarak kişisel tatmin sağlama amacı ile kullanıyor. Peki, gerçekten sosyal ağlar gerçekten işe yaramazlar mı?

İşte studentSN, tüm bu dezavantajları çok erken fark ederek, kaliteli bir sosyal ağ geliştirmek için atılmış en önemli adımlardan biri olarak karşımızda duruyor. Adından da anlaşılabileceği gibi öğrencilere yönelik bir Sosyal Ağ olan studentSN herşeyden önce “kaliteli ağ” kavramını ön plana çıkartarak kullanıcılarının hayatlarını değiştirmeyi amaçlıyor. Bu fikir o kadar önemli ki studentSN daha ilk roundda 500.000 $ yatırım almış ve bundan sonra daha fazla yatırım alabileceğini görmek için kahin olmaya gerek yok. Daha şimdiden çok büyük bir kullanıcı seviyesine ulaşmış olan studentSN kısa zamanda bir fenomen haline gelmeye aday durumda. Devamını oku »
Duracell de Sosyal Medyanın gücünün erken farkına varan kurumlar arasında yerini aldı. Kasım ayı içerisinde yayına giren Duracell Pilstop adlı advergame ile dikkatleri üzerine çeken şirket sosyal medyayı da etkin bir şekilde kullanarak ilgi çekmeyi başardı.
İnternet kullanıcılarından neyin neyden 10 kat daha iyi olduğunu söylemelerini isteyen ve en çok beğenilen öneriye hediye vermeyi vaad eden Duracell, Pilstop için hazırlanmış olan Facebook Hayran Sayfasında birkaç gün içerisinde 1.651 hayrana ulaşmayı başarmış bile. Yarışmanın 30 Kasım’a kadar süreceği düşünülürse bu sayının çok daha artacağını tahmin etmek hiç de zor değil.

İşte Facebook kullanıcılarının bulduğu ilginç sloganlarından birkaç örnek…
Hakan Cev: Cem Yılmaz’ın kulakları Prof. Dr. Haydar BAŞ’ın kulaklarından 10 kat daha iyidir.
Hüseyin Gür: Tatar Ramazan Prison Break’ten 10 kat daha iyidir
İbrahim Uzun: Friendfeed Twitter’dan 10 kat daha iyidir. ,
Özer Kurt: Bruce Lee Conan’dan 10 kat daha iyidir!!!
Duracell’in kullanıcılara hediye verme konusunda da oldukça cömert olduğunu söylemeden geçmeyelim. Duracell Pilstop diğer online kampanya düzenleyen firmaların da artık biraz daha cömert davranmaları gerektiğine dair umarım bir örnek teşkil edecektir.
| Bu bir Rahmi Vidinlioğlu marifetidir. WP üzerinde Arthemia teması kullanılarak hazırlanmıştır. |