Web Trendleri

Haberler »

[18 Ağu 2009 | 1 Yorum | ]

The Conversation PrismWeb 2.0 denildiğinde akla gelen herşeyi, belli bir tertip ve düzen içerisinde bir araya getirmek, bunu yaparken bir de sanatsal kaygı gütmek elbette çok az insanın aklına gelirdi. The Conversation Prism ise Brian Solis ve Jesse Thomas adlı iki zeki insan tarafından hayata geçirilmiş şahane bir proje. Bir Türk’ün aklına böyle birşey yapmak zaten gelmezdi de, hadi geldi diyelim, sayfanın ortasında kocaman bir AdSense bannerı görmemeniz mucize olurdu. Durup düşünmek lazım, biz nerede hata yapıyoruz? Ve bu adamların kafası nasıl çalışıyor? Bizden farkları ne? En önemlisi belki de yaratıcı düşünce! Elbette, sayfadan bir linke tıklayarak bu çarkın posterini satın alabiliyorsunuz ama bu da çok yaratıcı bir düşünce. Para kazandırır ya da kazandırmaz orası ayrı bir tartışma konusu. Asıl olan bu iki kafadarın denenmemişi yapmış olmaları. Belki de hepimize örnek olması gereken de bu…

İncelemeler »

[30 May 2009 | 3 Yorum | ]

ebru-seni-bekliyor

Merve’yi Tavla ile Türk halkının yumuşak karnına süper bir yumruk atmayı başarmış olan botego, şimdi de Merve’nin bir üst aşaması olan Ebru‘yu yayına aldı.

Kız tavlama konusunda üstümüze olmadığı kesin olsa da Ebru’yu tavlamanın o kadar da kolay olmayacağı açık. Ebru’yu tavlamayı başaranlara “Çapkınlık sertifikası” verilmesini bir kenara bıraksak bile ( Hangi kıza bu sertifika ile hava atabilirim ki, eee, sertifika dediğin hava atmaktan başka neye yarar? :) ) kendinizi gerçek hayattaki kızlara karşı hazırlıklı duruma getirmek için bir “kum torbası” vazifesi görebilir. Devamını oku »

Haberler »

[27 May 2009 | 4 Yorum | ]

WebTrendleri’nin ilk röportajını SodaMedya ile gerçekleştirdik. Son günlerde Hayhuy.com ile Web dünyasını sarsan bir girişime imza atmış olan SodaMedya’nın iki kurucu ortağı Ender Ayna ve Özgür Poyrazoğlu HayHuy ile ilgili bize tüm merak edilenleri açıkladı.

İncelemeler »

[9 May 2009 | Yorum Yok | ]

PageBossHer geçen gün yerli girişimciler tarafından gerçekleştirilen dahiyane fikirlere bir yenisinin daha ekleniyor oluşunu görmek gerçekten fazlasıyla sevindiriyor beni. Bugün size bahsedeceğim PageBoss da bu yerli girişimlerden en etkileyicilerinden biri.

Eğer bir son kullanıcı iseniz, pastaneye gidip frambuazlı pasta isteyen müşterisinizdir, pasta kreması, unun cinsi, şuale hamurunun ne şekilde hazırlandığı, frambuaz sosunun ne şekilde ve ne miktarda pastaya ekleneceği sizi hiç ama hiç ilgilendirmez; oturur arkanıza yaslanırsınız ve sizden cevap bekleyen garsona “Frambuazlı pasta” dersiniz olur biter. Peki ya o pastanenin pasta yapmak ile sorumlu ustası da sizin kadar rahat mıdır “Frambuazlı pasta” derken? Hiç kuşkusuz son kullanıcıyı hiç ilgilendirmeyen bir sürü teknik detay üretici olan insanlar için hayati önem taşımaktadır. Tıpkı pasta örneğinde olduğu gibi webde sadece son kullanıcı iseniz birazdan bahsedeceğimiz bir çok özellik size hiçbir anlam ifade etmeyecek ve sıkılmanız olasıdır ancak web geliştiriciler PageBoss‘u çok sevecekler. Devamını oku »

İncelemeler »

[6 May 2009 | 7 Yorum | ]

hayhuy_logoGerçekten etkileyici Web 2.0 tasarımı ile bizi karşılayan Hayhuy, ilk olarak beni üye yapmamak için biraz huysuzlandı, sonra 3. denememde başarılı oldum. İşim gereği son kullanıcının hiç merak etme gereği bile duymadığı bazı noktaları çok önemserim sitelerde, mesela olmayan bir kullanıcı adı ve şifre ile sisteme girmeyi denediğimde, böyle bir kullanıcı yok demek yerine hemen kayıt sayfasını açmasını çok beğendim. Her gün onlarca siteye üye olan biriyseniz, hangi siteye üye olduğunuzu unutmanız bir Alzheimer belirtisi olmaktan çıkıyor :) Sistemin ilk eskisi bence bizden bir kullanıcı adı seçmemizi istemesi. Bunu yapıyorsak bile kullanıcıya mail adresi ile de siteye giriş yapabilmesini sağlamak gerekiyor. İnsanlar gerçekten çok unutkan hale geldikleri için bu eksikliğin en kısa zamanda giderileceğini düşünüyoruz.

Mail adresi ile siteye giriş yapmamıza izin vermeyen Hayhuy, kullanıcı adımızı yazınca bizi hemen kontrol panelimize yönlendiriyor. 3 yeni mesajımızın olduğunu görüp, “Vay be ne kadar popüler bir adamım, adımımı attım herkes zıpladı…” gibi kısa süreli bir megolamani krizine girdiğimiz kontrol panelimizde yaşadığımız sevinç fazla uzun sürmedi. Mesaj kutumuza baktığımızda “burada hiç mesaj yok” yazısını görünce “Nasıl olur az önce 3 diyordun?” diye bir düşünceye kapılıp paranoyak bakışlarla etrafı taradığımızda Muhtardan gönderilmiş birşeylerin sayfanın sağ alt köşesine yerleşmiş olduğunu gördük. “Yerel seçimler bitti, napıyım muhtarı, ikametgah mı alıcaz?” diyerek umursamadan geçtiğimiz bu mesajlar, daha sonradan, “Bu muhtar ne demiş bakalım, gerçekten önemli bir durum olabilir mi? Mahallede yangın tatbikatı, deprem sığınma projesi falan mı var acaba?” gibi düşüncelerle zorla da olsa bize kendisini okutuyor. Devamını oku »